5 Kasım 2009 Perşembe

reborn


huzur
dolusu bir nefes.. ve bir daha..

yüzümde kocaman bir gülümseme var (:
hayatın sevimli yanlarını görmeyi başabildiğim zamanlarda hep böyle olur..

hiçbir duygunun aşırısını yaşamıyor olmak yenilenmiş hissettiriyor..

uyumadan önce karalayasım geldi sadece, お休み。。。

6 Eylül 2009 Pazar

bodrum modrum...


Koca bir tatili ne haltlar ederek yedim gerçekten ufak fikrim yok :/

her yıl olduğu gibi geçtiğimiz okul yılı da birbirini takip eden bunalımlar, sıkıntılar, kasvetler, buhranlar silsilesi içinde geldi, geçti.. geçene kadar neler çektim, onu ayrı bir konu olarak ele almayı düşünüyorum :) final dönemi gecenin bir körüne kadar, elimde kahvem, esneye esneye tv izlediğim akşamlarda hep tatili hayal ettim.. 4 aya yakın bir süre sadece istediğimi yapacak olmanın verdiği mutluluk bile bir başkaydı.. japonların o sahte gülücükler saçan yüzlerinden uzakta, her hafta bilmemkaç tane kanji ezberlemek zorunda kalmayacak ve istediğim saatte uyuyup istediğim saatte uyanabilecektim.. öyle de oldu.. ama bu kadar da monoton olsun istememiştim ki!

sabah (!) kalk, bişeyler atıştır, bilgisayarın başına otur, yat, kalk, ye, iç, s*ç.. .. ..
'bodrum gibi bierde nası sıkılıyosuuuun o.O ' sorusundan da gına geldi, burdan sesimi duyurmak istiyorum. bir daha sormayınız please! evet, sıkıldım; yine olsa yine sıkılırım!

eh, bitiyor tatil. ne geçti elime? karaciğerim bir parça daha hırpalandı :D biraz kilo verdim. japoncayı unuttum. mutluluk haplarına başladım.

budur!

lanet şehire dönüş zamanı geliyor. kabus gibi günler başlayacak. sabah 9:10 derslerini 'çok geç' olduğu için hevesle bekleyeceğim, onun dışındaki sabahlar 7'de uyanıp 2. derse doğru kendime geleceğim, kantinde çay-pohaça seremonileri.. vs.. ders bitecek, 'ulan bu gün çalışıyorum, harbiden!' diyeceğim, ama gecenin ilerleyen saatlerinde interneti kapatıp yatarken ertesi..ertesi..ertesi güne erteleyeceğim.

ev arkadaşım, canım Serap'ım haftada 2 gün eve uğrarsa kendimi mutlu hissedeceğim :P üşüyüp hasta olacağım, canım sıkılacak, kimseyi bulamayıp daralacağım.

süper (!)

servis yapsınlar Bodrum'dan Çanakkale'ye.. uçak alsın annem bana.. ya da robot bir ev arkadaşı bulayım.. sevdiğim biri olsun yanımda..

gökten kemik yağmaya başlar ise, gerçekten şaşırmayacağım!

tatilin son damlaları efendim.. geçmiş ve de afiyet olsun bana :)

yazabiliyorum (:

Günlük tutmaktan ne kadar farklıymış burada birşeyler yazıp çizmek.. 3 kez başlık, 2 kez de fotoğraf değiştirdim ama yine de tatmin olduğumu söyleyemem.. sanırım okuyanın yalnızca ben olmayacağımı bilmek biraz frenliyor (:
burada ne pastel renkli sayfalar var, ne de minyatür kilitler.. kimsenin okumaması gereken o çok özel(!) konular ve 15 yaş anlatımındaki doğal tadı yakalayabilecek miyim emin değilim.. ama en az orada yazanlar kadar 'ben'imle dolu olacak bu blog eminim..

bu denli ciddi bir giriş yaptığım için kendime şaşırarak, yeni bir konu düşünmek üzere uzaklaşıyorum.. hoşgeldim *_*